Güney Amerika Seyahatleri · Kolombiya

Kolombiya

Keyifli, Eğlenceli, Lezzetli ve Renkli

Seyahat Hakkında

Kolombiya, ismi ürkütücü olsa da kendisi, demografik, coğrafi, doğal, keyfi ve turistik açılardan süper zengin bir ülkedir. Aslında kıtanın en canlı, en fazla (kültürel ve doğal açılardan) çeşitlilik sunan ve seyahat etmesi en keyifli ülkesidir. İnsanları inanılmaz derecede misafirperverdir ve şaşırtıcı derecede mutludur.

Seyahat etmesi artık gayet güvenli olan bu ülkenin başkentine inip, kahve bölgesine gireceğimiz, Karayip Denizi'nde yüzüp yağmur ormanlarında trekking yapacağımız maceralı bir seyahate çıkıyoruz.

Güney Amerika yaşayışı, Karayip mutluluğu, doğa ve yolculuk konularını harmanlayarak bir seyahat planı hazırlıyoruz.

Rota

Önerdiğimiz rota, Kolombiya’nın bize çok ilginç gelecek olan havasını solumak, hayatının içine dahil olmak ve bu keyifli halk ile iç içe bir yolculuk etme düşüncesi ile hazırlanıyor. Kolombiya’da bir çok rota yapmak mümkün. Biz öncelikle başkent Bogota’yı, Karayip Denizi kıyısında Cartagena’yı veya ortasında yer alan San Andres Adası’nı, dünyaca ünlü Tayrona Milli Parkı’nı ve Sierra Nevada de Santa Marta Dağı’nı, Armenia Kahve Bölgesi’ni, Medellin’i, Salento ve Cocora Vadisi’ni görmek gerektiğini düşünüyoruz ve rotamızı bu doğrultuda hazırlıyoruz.

Seyahat Tarihi ve Mevsimsellik

Kolombiya, seyahat etmek için tüm sene boyunca elverişli bir iklime sahiptir. Kolombiya’nın iklimi; vadilerde tropik, yüksek kesimlerde ılıman iklim olarak karşımıza çıkar. Ülke, sıcak iklim kuşağında yer aldığı için; hava sıcaklığı mevsime göre değil, yüksekliğe göre değişir.

Sene boyunca sıcaklık büyük bir değişime uğramaz. Nisan-Mayıs ve Ekim-Kasım ayları biraz daha fazla yağış alır.

Biz Kolombiya’yı, yapacağınız Peru ve Bolivya rotalarına dahil etmeyi pek seviyoruz. Bunun dışında komple Kolombiya seyahatine senede 1 veya 2 kez çıkıyoruz. Sizin için bir seyahat planı oluşturmamız için lütfen iletişime geçin.

Rota Hakkında

Bogotá: Ülkenin başkenti Bogotá, Kolombiya'da yaşayacağımız kültür şokuyla ilk karşılaşacağımız yer. Akşamında, şehrin tarihi bölgesinde La Calenderia mahallesindeki odalarımıza yerleşecek, varışımızı kutlayacağız. İlerleyen saatlerde; dileyenlerle ülkenin en büyük kulüplerinden birinde gecemizi geçirebiliriz.

Salento: Yemyeşil dağların ortasında kalan bu minik kasaba kahve bölgesinin en tatlı kasabalarından biri. Sabah saatlerinde varacağımız kasabanın hostelinde ve kasaba sokaklarında kahvelerimizi yudumlayarak geçireceğimiz sakin bir sabahın ardından öğleden sonra Cocora Vadisi’ne doğru 4x4'lerle yola çıkacak, vadi içinde yürüyüşe dalacağız.

Cocora Vadisi: Kolombiya’nın milli ağacı olan palmiyelerin en görkemlileri bu vadide boy gösteriyor. 60 metre uzunluğuna varan dünyanın en uzun palmiyeleri arasından yer yer ormana girerek, dilersek 2,5 saatlik dilersek daha uzun parkurlarda dolandıktan sonra, birçok arı kuşu görmüş olmanın hafifliğiyle, geceyi geçireceğimiz Salento’ya geri döneceğiz.

Salento’nun yakınındaki kahve finca’larına gidip bu tarlaları gezip tam da yerinde taptaze kahvelerimizi yudumlayacağız. Kahvenin hikayesini ve bardağa dolana dek yaşadığı macerayı öğreneceğiz.

Medellin: Kolombiya’nın başka bir güzel şehri; dünyanın en güzel şehri diye de anılan, zamanında Escobar’ın merkez olarak kullandığı, çiçeklerle süslü park ve bahçeleriyle ünlü, “Sonsuz İlkbahar”ı yaşayan bu özel şehir görülmezse olmazlardan.

Santa Marta: Karayip sahillerindeyiz!.. Kolombiya’ya gelip Karayip sahillerinin havasını koklamadan dönmek olmaz. İspanyolların burada kurdukları ilk şehre, Santa Marta’ya iniyoruz. Daracık sokaklarında ve uzun plajında biraz turlayarak gecemizi bu sahil şehrinde, Karayiplerin eğlence ortamına dahil olarak geçiriyoruz.

Tayrona Milli Parkı: Santa Marta’yı bu kadar çekici kılan bir başka güzellik: Tayrona Milli Parkı. Karayip Denizi ile, hemen arkasında uzanan 5.000 m yüksekliğindeki Sierra Nevada de Santa Marta Dağı’nın arasında kalan park, yağmur ormanının hemen ardındaki plajlarıyla yeryüzünde tektir.

Cartagena: İspanyolların kurduğu ikinci şehir olan Cartagena, Santa Marta’nın aksine koloniyal yapısını korumayı başarmış ve bize masallara benzeyen bu şehirde gezmek, görmek, hayal etmek kalmış. Burada kalacağımız hostel dünyadaki en büyük parti hostellerinden biri olacak.

Islas del Rosario ve Playa Blanca: 27 minik mercan adasından oluşan bir adalar topluluğu burası. Denizin rengi turkuaz ile mor arasında renk renk. Cartagena’dan bineceğimiz tekneyle bu adaların etrafında dolanıyoruz, 2-3 saatlik bir tekne turunun ardından Akvaryum’a varıyoruz. Bölgede bulunan türlü deniz hayvanlarını görebileceğimiz (köpek balıkları, kaplumbağalar, yunuslar...), yiyebileceğimiz ve suya girebileceğimiz Akvaryum’dan, gece konaklayacağımız Playa Blanca’ya doğru yola çıkıyoruz.

Playa Blanca, Isla Baru: Bembeyaz kumlu bu upuzun sahil, Kolombiya’nın en iyi sahillerinden. Bu güzel sahilde bir akşamımızı hamaklarımızda Karayip Denizi’nin kokusunu içimize çeke çeke geçiriyoruz.

San Andres: Seyahati Karayip Denizi’nin ortasında kalmış turkuaz sularla bitirmek isteyenler için bu ada birebirdir. Bu ada tam bir Karayip kültürü ve pek harika bir deniz tatili sunar. Kiralayabileceğimiz elektrikli araçlar veya scooter’larla adada tüm gün bir plajdan diğerine gidebiliriz.

Niye Kolombiya?

Kolombiya rotamızla yola, keyifli, eğlenceli, lezzetli ve renkli bir seyahat yaşamak için çıkılır. Bu güzel ülke, seyahat etmek için kıtanın en çok özellikli ülkesidir.

10-15 sene öncesine kadar yaşadığı iç savaşların şehirlerarası ulaşımı engellemesi sebebiyle, her bir şehrin kendi kültürünü (müziğinden dansına, mimarisinden yemeklerine kadar) korumuş olması ve bu sayede her gittiğimiz şehrin karşımıza yeni bir ülke gibi çıkması,

Yine bu iç savaş nedeniyle (aslında turistik anlamda çok çekici bir ülke olmasına rağmen) turizmin neredeyse hiç yokken şimdilerde canlanıyor olmasıyla insanların yaşadığı heyecan,

Bu heyecan sayesinde, neredeyse herkesin ülkesini güzel tanıtma çabası ve Kolombiyalıların çok büyük misafirperverlikleri,

Turist akınına henüz uğramamış olması sayesinde kendinizi hayatın normal akışı içinde rahatlıkla bulabilmemiz,

4 mevsim ülkelerde yetişen meyvelerle kıyaslanamayacak kadar çok çeşitli tropik meyveleri, bu meyvelerin her yerde satılıyor olması ve meyve suyunun buradaki seyahat boyunca sürekli tüketeceğimiz güzelliklerden olması,

Kahve konusunda dünyanın en iyi çekirdeklerine sahip olması. Tüm sokaklarında termoslarda kahve satılıyor olması, satıcının, isteyenlere kahvenin yanında bir dal da sigara vermesi,

Sıcaklığın, Ekvator çizgisine yakınlık sebebiyle yıl içinde hep dengede seyretmesi ve toprağının verimi sayesinde dünyanın ikinci en yüksek biyo-çeşitlilik oranına sahip ülkesi olması: 3.500 çeşit orkidesi, 1.876 kuş türü, 14.000 tür kelebek, 456 tür memeli hayvan ile dünyanın en çeşitli kuş ve kurbağa türleri, 258 palmiye türüyle dünyada birinci olması,

Ayrıca; dünyadaki en çeşitli çiçek üreticisi, en büyük muz üreticisi ve en fazla zümrüt üreten ülkesi olması,

Kolombiya insanı, İspanyolların kıtaya gelmesinden önce, toprağa ve doğaya saygı içinde yaşamış. İspanyol işgalinden sonra ise, gelişen teknoloji dahi, insanın doğayı yönetebilmesine imkan vermemiş. Bu sayede kendilerine yaşam alanlarını doğaya uyumlanarak yaratmışlar.

Pasifik kıyısındaki balıkçı kasabalarından, Bogotà gibi 2.600 metre rakımdaki şehirlerine; Karayip kıyısındaki plajlarından, Sierra Nevada ve Amazonlar gibi yağmur ormanlarına kadar uzanan çok çeşitli coğrafyalara sahip olması,

Hem Pasifik hem de Atlantik Okyanusu’na kıyısı olması,

Ülke topraklarının yarıya yakını (53 milyon hektar) sık ormanlarla kaplı, 22 milyon hektarı geniş ovalar, sulak araziler, karlı zirveler ve bazı kurak alanlarla kaplı, 1 milyon hektardan fazla bir alan ise iç sularla kaplı olması,

Ülke yüzölçümünün %14‘ünün; UNESCO’nun milli park, korunmuş bölge veya koruma alanı ilan ettiği bölgelerden oluşması,

Küçük bakkallar dahil birçok noktadan günün istediğiniz anında verilen plastik shot bardakla (rom, tequila, viski ve ülkenin milli likörü aguardiente) bir shot içki alabilme özgürlüğü,

Yıl boyunca ülkede gerçekleşen yüzden fazla festivalin de etkisiyle ülkenin her anının bir karnaval havasında yaşanıyor olması, insanların hep gülümsemesi ve sorduğunuzda daima çok iyiyim cevabı vermeleri,

Bizlerin yaşayışından çok farklı bir şekilde yaşayan insanların ülkesinde turist olmanın getirdiği keyifle buluşan diğer gezginlerle sosyalleşmenin kolaylığı,

Çoğu şehrin içinde oradan oraya turlayan, bangır bangır müzik çalan her tarafı açık parti otobüslerine karşılaştığınız an binip sokaklarda dolaşarak eğlenme imkanı, vs.